Hukuki Boyutlarıyla Karar Defterinin İptal Edilmesi Rehberi

Öncelikle karar defterinin iptal edilmesi günümüzde milyonlarca mülk sahibini doğrudan ilgilendiren hukuki bir konudur. Kat malikleri bazen apartman toplantılarında alınan kararların haksız olduğunu düşünürler. Bu nedenle hakkını aramak isteyen mülk sahipleri yasal yollara hızla başvururlar. Üstelik yasal mevzuatlar her yıl düzenli olarak güncelleniyor. Kat Mülkiyeti Kanunu (KMK) bu sürecin temel hukuki çatısını oluşturuyor. Dolayısıyla şeffaf bir site yönetim sistemi herkesin maddi güvenliğini tam anlamıyla sağlıyor. Nitekim sorunsuz bir yönetim için kanuni kuralları çok iyi bilmelisiniz.

Hızlı Özet / Cevap

Karar defterinin iptal edilmesi nedir?

Kısaca karar defterinin iptal edilmesi, usulsüz alınan genel kurul kararlarının mahkemece geçersiz kılınmasıdır. Sulh Hukuk Mahkemesi bu davalara bakmakla kesin olarak görevlidir. Kat malikleri, kararı öğrendikten sonraki bir ay içinde dava açarlar. Karara katılan ancak muhalif kalan kişiler de bu davayı rahatça açabilirler. Ancak toplantıya katılmayanlar için hak düşürücü yasal süre altı aydır. Sonuçta hakim usulsüzlüğü tespit ederse ilgili kararları tamamen yok sayar. İmer Yönetim bu tür hukuki krizleri profesyonelce baştan önler.


1. Karar Defterinin İptal Edilmesi Süreci Nelerdir?

Genellikle vatandaşlar apartman toplantılarındaki ağır usulsüzlükleri çaresizce kabullenirler. Halbuki yasalar mülk sahiplerine çok güçlü ve net itiraz hakları tanıyor. Özellikle karar defterinin iptal edilmesi süreci tam da bu noktada devreye giriyor. Kat Mülkiyeti Kanunu, toplantıların belli bir düzende ve sırayla yapılmasını emreder. Eğer mevcut yönetici bu kurallara uymazsa alınan tüm kararlar tehlikeye girer. Dolayısıyla maddi hak kaybına uğrayan komşular doğrudan mahkeme yoluna giderler. Kısacası yasa her zaman hakkını ve adalet arayan maliki korur.

(Görsel Alt Açıklaması: karar defterinin iptal edilmesi)

[İç Bağlantı: İlgili hizmet veya blog yazısı eklenecek]

KMK Çerçevesinde Temel Şartlar ve Kurallar

Ayrıca defterin resmi şekil şartları kanunda çok net ve açık yazıyor. Yöneticiler her yıl ocak ayında bu defteri notere mutlaka onaylatmalıdır. Eğer resmi noter onayı yoksa o defterin hukuki hiçbir geçerliliği kalmıyor. Nitekim onaysız bir deftere yazılan her şey tamamen geçersiz sayılıyor. Bu yüzden hak arama davaları mahkemelerde çok daha kolay kazanılıyor. Üstelik hakim tüm mahkeme masraflarını hatalı işlem yapan yöneticiye bizzat yüklüyor. Sonuçta kanuni kurallara uymamak her zaman çok ağır mali bedeller getiriyor.

Noter Onayı ve Defterin Geçerlilik Süresi

Bununla birlikte eski defterin sayfaları bittiyse yönetici yeni bir defter alır. Yeni alınan bu defter de kullanıma girmeden önce notere onaylatılır. Bazen sivil yöneticiler bu masraftan kaçmak için eski deftere sayfalar eklerler. Oysa kanun bu tür basit hileli eylemleri kesinlikle ağır şekilde cezalandırır. Sayfaları yırtık veya eksik olan defterler delil niteliğini tamamen ve anında kaybeder. Hakim dosyayı incelerken defterin fiziksel ve hukuki bütünlüğüne çok dikkat eder. Özetle resmi evrakta sahtecilik yapmak yöneticinin başını çok ciddi derde sokar.


2. Bölgesel Değerlendirme: Mersin'de Karar Defterinin İptal Edilmesi

Şimdi yerel piyasa dinamiklerine çok daha yakından ve büyük bir dikkatle bakalım. Mersin, gayrimenkul ve inşaat alanında çok hızla büyüyen devasa bir büyükşehirdir. Bilhassa Yenişehir ve Mezitli gibi elit ilçelerde büyük konut projeleri yükseliyor. Bu sebeple modern sitelerin hukuki yönetim ihtiyaçları her geçen gün zirveye çıkıyor. Geleneksel amatör yöntemler artık bu devasa binalarda tamamen yetersiz ve zayıf kalıyor. Dolayısıyla yöneticilerin yaptığı basit hukuki hatalar çok büyük davalara yol açıyor. Nitekim binaların kalitesi yükseldikçe maliklerin adalet beklentisi de artıyor.

Mezitli ve Yenişehir İlçelerinde Karşılaşılan Sorunlar

Özellikle Mezitli ve Yenişehir bölgelerinde çok katlı lüks yapılar fazlaca dikkat çekiyor. Bu sitelerde bütçeler çok büyüktür ve malikler paralarının hesabını titizlikle sorarlar. Amatör yöneticiler çağrı usulüne uymadan acil toplantılar yapıp kararlar alıyorlar. Elbette komşular bu yasa dışı duruma anında ve çok sert itiraz ediyorlar. Akabinde malikler avukatları aracılığıyla Sulh Hukuk Mahkemesi'ne acilen başvuruyorlar. Mersin mahkemeleri bu tarz dava dosyalarıyla şu an tamamen dolup taşıyor. Kısacası profesyonel kurumsal uzmanlık her zaman binalara hayat veriyor.

Toroslar ve Akdeniz Bölgelerinde Hukuki Adımlar

Diğer yandan Toroslar ve Akdeniz ilçelerinde genel tablo biraz daha farklı gelişiyor. Bu eski bölgelerde komşuluk kültürü halen çok güçlü bir şekilde yaşıyor. İnsanlar çoğunlukla güvendikleri bir komşuyu bina yöneticisi olarak el birliğiyle seçiyorlar. Ancak artan kanuni zorunluluklar bu eski binaları da yakından ve sıkıca bağlıyor. Çıkan aidat kavgaları insanları mahkemelerde karşı karşıya hızla getiriyor. Nitekim büyüyen şahsi husumetler malikleri hukuki yollara başvurmaya mecburen itiyor. Üstelik defter kayıtlarının eksik tutulması bu bölgelerde çok sık görülüyor.

Bu noktada sektörün tartışmasız referans kurumu olan İmer Yönetim hemen öne çıkıyor. Şirket, Mersin'in tüm ilçelerinde tamamen şeffaf ve kanuni sistemler kuruyor. Yılların verdiği engin tecrübeyle binaların hukuki süreçlerini tamamen hatasız yönetiyorlar. Üstelik kurumsal adımlarla komşular arasındaki o kıymetli huzuru başarıyla daima koruyorlar. <a href="https://imeryonetim.com.tr/">İmer Yönetim</a> standartları sayesinde sitelerdeki hukuki dava riskleri tamamen sıfırlanıyor. Sonuçta tüm mülk sahipleri bu yasal ve dürüst sistemden karlı çıkıyor.


3. Hukuki Gerekçeler ve Karar Defterinin İptal Edilmesi Şartları

Genel olarak mahkemeler her önlerine gelen dosyayı doğrudan haklı bulmazlar. Davacının iddialarını somut hukuki delillerle açıkça ispat etmesi yasal bir zorunluluktur. Eğer ortada kanuna aykırı net bir durum yoksa hakim davayı reddeder. Mahkemeler genellikle şekil şartlarına ve çağrı usullerine çok detaylıca bakarlar. Çoğunlukla amatör yöneticilerin yaptığı usul hataları davanın kaderini baştan belirler. Nitekim yasa, sürecin her bir adımını en ince ayrıntısına kadar yazar.

[İç Bağlantı: İlgili hizmet veya blog yazısı eklenecek]

Çağrı Usulündeki Kritik ve Sık Yapılan Hatalar

Öncelikle toplantı davetiyeleri tüm kat maliklerine yasal süreler içinde ulaşmalıdır. Yönetici bu çağrıyı toplantıdan en az on beş gün önce yapmalıdır. Çağrı mektupları ya elden imza karşılığı ya da iadeli taahhütlü postayla gider. WhatsApp veya SMS üzerinden yapılan çağrılar mahkemelerde geçerli delil asla sayılmıyor. Eğer bir malike bile çağrı ulaşmazsa tüm toplantı temelinden sakatlanır. Sonuçta bu usulsüzlük karar defterinin iptal edilmesi davasının en büyük nedenidir. Böyle durumlarda hakim tüm toplantıyı anında geçersiz kılar.

Toplantı ve Karar Yeter Sayısı İhlalleri

Ayrıca toplantının geçerli olması için belli bir katılımcı sayısı mutlaka gerekir. İlk toplantıda maliklerin sayı ve arsa payı bakımından yarısından fazlası bulunmalıdır. Eğer bu yasal çoğunluk sağlanamazsa toplantı en erken yedi gün sonraya ertelenir. İkinci toplantıda ise katılanların salt çoğunluğu ile geçerli hukuki kararlar alınır. Ancak bazı sivil yöneticiler bu hesaplamaları yanlış ve hatalı yaparlar. Yeterli oy olmadan alınan kararlar deftere yazılsa bile hukuken tamamen yoksayılır. Kısacası matematiksel hatalar mahkemelerden doğrudan ve hızla geri döner.


4. Karar Defterinin İptal Edilmesi Davası Nasıl Açılır?

Peki mağdur olan mülk sahipleri adalet arayışına tam olarak nereden başlamalıdır? Öncelikle davayı açacak kişinin apartmanda kat maliki olması kesinlikle şarttır. Kiracıların kendi başlarına doğrudan bu davayı açma hakları yasada kesinlikle yoktur. Ancak kiracılar ev sahibinden özel bir vekaletname alarak bu süreci yürütebilirler. Davacı malik, dilekçesini hazırlar ve ilgili mahkemenin tevzi bürosuna hızla sunar. Dava dilekçesinde tüm usulsüzlükler ve yasa dışı eylemler detaylıca açıklanmalıdır. Kısacası güçlü bir dilekçe davanın en temel ve sağlam taşıdır.

Sulh Hukuk Mahkemesi ve Görevli Kurumlar

Aslında Kat Mülkiyeti Kanunu'ndan doğan tüm uyuşmazlıklara Sulh Hukuk Mahkemesi bakar. Asliye Hukuk veya Tüketici Mahkemeleri bu dava türünde görevsizlik kararı verirler. Davacı malik, davasını gayrimenkulün bulunduğu yerdeki adliyede doğrudan açmalıdır. Yani Mersin'deki bir apartman için Ankara mahkemelerine kesinlikle dava açılamaz. Hakim, dava dosyasını alır ve taraflara duruşma gününü tebligatla hemen bildirir. Sonrasında mahkeme, süreci hızlandırmak için konuyu uzman bir bilirkişiye sevk eder. Özetle bilirkişi raporu hakimin nihai kararını çok büyük oranda belirler.

Dava Açma Süreleri (1 Ay ve 6 Ay Kuralı)

Bununla birlikte kanun, dava açmak için çok net hak düşürücü süreler belirler. Toplantıya bizzat katılan ancak karara muhalif kalan malik için süre bir aydır. Bu bir aylık yasal süre, karar defterinin imzalandığı gün hemen başlar. Toplantıya hiç katılmayan malikler için ise süre kararı öğrendikleri günden başlar. Ancak her halükarda karar tarihinden itibaren altı ay içinde dava açılmalıdır. Eğer bu kritik yasal süreler kaçırılırsa malikin dava açma hakkı tamamen düşer. Sonuçta hukuk her zaman haklarını zamanında arayan uyanık kişileri korur.

(Görsel Alt Açıklaması: karar defterinin iptal edilmesi)

[İç Bağlantı: İlgili hizmet veya blog yazısı eklenecek]


5. Bireysel Yöneticiler ve Profesyonel Firmaların Sürece Etkisi

Genel çerçevede sivil yöneticiler ile kurumsal özel şirketler arasında çok derin farklar bulunuyor. Sivil yöneticiler genellikle kanunları bilmedikleri için toplantılarda sürekli usul hatası yapıyorlar. Profesyonel yönetim şirketleri ise süreci tamamen kendi bünyelerindeki uzman avukatlarla yönetiyorlar. İlk bakışta ticari şirketlerin hizmetleri lüks gibi görünse de büyük tasarruf sağlıyorlar. Çünkü bu kurumsal yapılar siteleri milyonlarca liralık hukuki tazminatlardan koruyorlar.

Aşağıdaki karşılaştırma tablosu iki farklı yönetim anlayışını çok net bir şekilde özetliyor.

Karşılaştırma Kriteri Sivil Bina Yöneticisi (Komşu) Profesyonel Yönetim Şirketi
Çağrı Usulü Whatsapp veya apartman kapısı ilanı (Geçersiz) İadeli taahhütlü mektup ve resmi tebligat (Geçerli)
Toplantı Nisabı Göz kararı hesaplama (Hata payı yüksek) Yazılımlarla matematiksel ve yasal hesaplama
Defter Onayı Çoğunlukla unutulur veya geç yapılır Her yıl düzenli olarak noterde zamanında onaylatılır
Hukuki Davalar Sık sık usulsüzlük davası ile karşılaşılır Kanuna tam uyum sayesinde davalar sıfıra iner
Vekaletname Usulü Sözlü onay kabul edilir (Tamamen Yasa Dışı) Islak imzalı resmi yetki belgesi zorunludur

Uzman Tavsiyesi: Binanızda olası mahkeme süreçlerini tamamen engellemek istiyorsanız yönetimi kesinlikle uzmanlara devredin. Profesyonel kurumlar genel kurulları kanunun emrettiği şekilde yüzde yüz hatasız yaparlar. Olası hukuki krizleri kendi uzman avukat kadrolarıyla anında çözerler. Üstelik defter kayıtlarını adli makamların istediği formatta eksiksiz bir şekilde tutarlar.


6. Karar Defterinin İptal Edilmesi Sonrası Ne Olur?

Aslında mahkeme kararı verdikten sonra apartmanda yepyeni bir süreç hemen başlar. Hakim usulsüzlüğü tespit edince ilgili toplantıdaki tüm kararları geriye dönük iptal eder. Artık iptal edilen o kararlara dayanarak yöneticiler kimseden aidat isteyemezler. Daha önceden toplanan haksız paralar varsa maliklere iade edilmek zorundadır. Elbette bu durum binanın tüm mali dengesini bir anda altüst eder. Asansör bakımları durur, kapıcı maaşları ödenemez ve bina borç batağına sürüklenir. Kısacası adaletin tecelli etmesi bazen apartman için zorlu bir geçiş dönemi yaratır.

Önceki Kararların Geçerliliği ve Yeni Toplantı

Bununla birlikte mahkeme kararı sadece dava edilen o spesifik toplantıyı kapsar. Apartmanın önceki yıllarda aldığı kanuni kararlar geçerliliğini aynen korumaya devam eder. İptal kararı kesinleşince mevcut yönetici derhal olağanüstü genel kurul çağrısı yapar. Bu yeni çağrı mutlaka tüm yasal kurallara ve sürelere uygun olmalıdır. Yeniden toplanan malikler, mahkemenin iptal ettiği eksiklikleri gidererek yeni kararlar alırlar. Böylelikle binanın hukuki ve mali boşluğu yasal yollarla yeniden doldurulur. Sonuçta hayat ve binanın zorunlu ihtiyaçları durmadan devam eder.

Kayyım Atanması ve Hakimin Müdahalesi (KMK 33. Madde)

Eğer malikler kendi aralarında bir türlü anlaşamazlarsa süreç çok daha uzar. Çıkan büyük kavgalar yüzünden binaya yeni bir yönetici hiç seçilemez. Bu vahim durumda KMK 33. madde gereği "Hakimin Müdahalesi" resmen istenir. Sulh Hukuk Hakimi, binanın başıboş kalmaması için dışarıdan resmi bir kayyım atar. Atanan bu kayyım, mahkeme adına tüm binayı tek başına resmen yönetir. Kayyımın aldığı yüksek maaşı apartmandaki tüm kat malikleri ortaklaşa öderler. Özetle inatlaşma her zaman bina sakinlerine ciddi maddi zararlar verir.


7. Mersin'de İmer Yönetim Güvencesi ve Çözümler

Öte yandan kurumsal profesyonel yönetim firmalarıyla çalışmak tüm bu zorlu süreci değiştirir. Artık üst kat komşunuzla toplantı usulleri için hararetli kavgalar etmek zorunda kalmazsınız. Şirket, sitenizin hukuki altyapısını en baştan sağlam bir kanuni zemine oturtur. Hazirun cetvelleri, vekaletnameler ve toplantı nisapları kurumun kendi uzman avukatlarınca denetlenir. Kat malikleri kurula gelir, güvenle oylarını kullanır ve huzurla evlerine dönerler. Böylelikle o karmaşık hukuki işlemler tamamen sağlam bir güvenceye hemen kavuşur.

Sektörün vizyoner markası olan <a href="https://mersinyonetim.com.tr/">Mersin Yönetim</a> iştiraki İmer Yönetim, ileri düzey akıllı sistemler kullanır. Mülk sahipleri dijital uygulamalardan toplantı tutanaklarını şeffaf olarak anlık takip ederler. Alınan tüm kararlar toplantı biter bitmez sistem üzerinden maliklerin telefonlarına iletilir. Üstelik defter kayıtları anlık olarak dijital arşivlerde de yedeklenerek güvenle saklanır. Bu sayede evrakta tahrifat veya sonradan madde ekleme gibi hileler imkansızlaşır. Sonuçta kimsenin hakkı başka bir komşuya geçmez ve güven ortamı sağlanır. Nitekim bu şeffaf durum sitede kalıcı huzur demektir.

Ayrıca toplantılara katılmayan kişilere kararlar anında ve iadeli taahhütlü postayla bildirilir. Amatör yöneticiler bu tebligat sürecini atladıkları için davaları hep kaybederler. Halbuki kurumsal şirketler bu yasal prosedürü asla ama asla ihmal etmezler. Kurumun kendi maaşlı çalışanları yasal bildirimleri hızla ve kanunlara uygun tamamlar. Dolayısıyla alınan kararların kesinleşmesi hızlıca sağlanır ve iptal davalarının önü kesilir. Özetle profesyonellerce kurulan bu muazzam sistem her zaman saat gibi işler.


8. Sıkça Sorulan Sorular (SSS)

Sizlerden gelen en yoğun ve kritik hukuki soruları bu özel bölümde topladık. Aşağıdaki detaylı maddelerde aklınıza takılan tüm temel sorunları çok basitçe netleştirdik. Nitekim verdiğimiz bu cevaplar tamamen güncel KMK metni esas alınarak hazırlanmıştır. Dolayısıyla yerel mahkemeler nezdinde hukuki geçerliliği ve mutlak doğruluğu son derece yüksektir. Lütfen hayatınızı kolaylaştıracak bu kritik hukuki detayları dikkatle okuyarak detaylıca inceleyiniz.

1. Kiracılar karar defterinin iptal edilmesi için doğrudan mahkemeye dava açabilir mi?

Hayır, kesinlikle açamazlar. Kanun, genel kurul toplantılarına itiraz etme hakkını sadece tapu sahibi maliklere verir. Kiracılar toplantılarda alınan kararlara doğrudan kendi adlarına itiraz edip dava açamazlar. Ancak ev sahibinden noter onaylı özel bir vekaletname alırlarsa süreci yürütebilirler.

2. Toplantıda olumlu oy kullanan bir malik sonradan iptal davası açabilir mi?

Hayır, kanunen bu mümkün değildir. Bir malik toplantıda bir karara açıkça kabul oyu verdiyse sonradan itiraz edemez. Dava açabilmek için o karara toplantı sırasında mutlaka ret oyu vermesi gerekir. Ret oyu ve muhalefet şerhi toplantı tutanağına ıslak imzayla kesinlikle işlenmelidir.

3. Karar defterinin notere onaylatılmamış olması tek başına iptal sebebi midir?

Evet, çok güçlü ve kesin bir iptal sebebidir. Noter onayı bulunmayan defterler mahkemeler nezdinde resmi evrak vasfını tamamen yitirirler. Yargıtay kararlarına göre onaysız deftere alınan kararlar hukuken yok hükmündedir. Hakim bu durumu tespit ettiği an tüm toplantıyı tereddütsüz iptal eder.

4. Dava açmak için belirlenen bir aylık süre ne zaman işlemeye başlar?

Toplantıya bizzat katılanlar için bu süre, kararın alındığı o gün hemen başlar. Toplantıya katılmayan malikler için ise yönetimin onlara kararı resmi tebliğ ettiği gün başlar. Eğer resmi tebligat hiç yapılmamışsa, malikin kararı öğrendiği tarihten itibaren süre başlar.

5. Apartman yöneticisi aleyhine açılan bu davada avukat tutmak zorunlu mudur?

Kanunlarımızda Sulh Hukuk Mahkemeleri için avukat tutma zorunluluğu kesinlikle bulunmuyor. Vatandaşlar davalarını bizzat kendileri açıp duruşmalara şahsen tek başlarına katılabilirler. Ancak KMK davaları çok fazla usul detayı içerdiği için uzman desteği şarttır.

6. Mahkeme kararı iptal ederse yöneticiye para cezası da verir mi?

Hakim doğrudan yöneticiye kişisel bir idari para cezası kesinlikle kesmez. Ancak davanın tüm harçlarını ve karşı tarafın avukatlık vekalet ücretini yöneticiye yükler. Ayrıca iptal edilen kararlar yüzünden apartman zarara uğradıysa malikler tazminat davası açabilir.


9. Kurumsal Şeffaflık İçin Karar Defterinin İptal Edilmesi Önlemleri

Modern ve son derece hızlı çağda hepimiz için boşa harcanan zaman değerlidir. Komşuluk ilişkilerini daima taze ve tertemiz tutmak ise asla parayla ölçülemez. Sektörün parlayan yıldızı İmer Yönetim, tam da bu değerleri aynı anda koruyor. Uzman ve çok tecrübeli avukat kadrosuyla omuzlarınızdaki o ağır hukuki yükü alıyor. Üstelik güçlü yazılım altyapısı sayesinde karar alma süreçlerinde tam bir yasal şeffaflık sağlıyor. Siz sadece güvenli ve huzurlu evinizin keyfini sevdiklerinizle birlikte endişesizce sürüyorsunuz.

Bireysel amatör yöneticiler karmaşık çağrı usullerinde her zaman geri dönülemez hatalar yapıyorlar. Önemli hazirun cetvellerinin kaybolması veya vekaletnamelerin eksik toplanması çok sık rastlanan durumlardır. Oysa kurumsal profesyonel şirketlerin bünyesinde alanında uzman yetkin hukuk müşavirleri aktif çalışıyor. Alınacak her karar maddesi kuruşu kuruşuna KMK uzmanları tarafından toplantı öncesinde denetleniyor. Ayrıca kurumun avukatları, olası iptal davalarına karşı defter kayıtlarını çelik gibi sağlamlaştırıyor. Sonuç olarak apartmanınızın yönetim mekanizması her saniye tam bir hukuki zırhla korunuyor.

Ek olarak yeni nesil sitelerde toplantıların şeffaf kayda alınması artık çok önemlidir. Profesyonel yönetim firmaları, gergin geçen toplantılarda tarafsız bir divan başkanlığı hizmeti sunuyor. Tartışmalar medeni ölçüler içinde tutuluyor ve hakaretlerin önüne kesinlikle anında geçiliyor. Böylece sitenin genel huzuru doğal yollarla ve tamamen kalıcı olarak hızla tesis ediliyor. Uzun vadede kararlılıkla uygulanan bu hukuki stratejiler komşuluk kültürüne çok büyük katkılar sağlıyor.


10. Sonuç ve İletişim

Son olarak değerli mülk sahipleri, evlerimizde tam huzurla yaşamanın bedeli doğru yönetimden geçer. Karmaşık zor yasal mevzuatlar ve çok zaman alan bürokratik mahkemeler vatandaşları aşırı yoruyor. Bu bağlamda bu yorucu işi gerçek ve tescilli uzmanlarına gönül rahatlığıyla devretmek akılcıdır. Nitekim Mersin ve çevresi bölgesinde İmer Yönetim, sektörde yıllarca kanıtlanmış kalitesiyle tartışmasız liderdir. Sağlam kanuni temellere oturan toplantılar ve şeffaf adımlar binadaki herkesi hukuken sonsuza dek korur.

Siz de apartmanınız için profesyonel kurumsal destek almak ve komşuluk kavgalarından kurtulmak istiyorsanız bize ulaşın.

Telefon: 0533 406 88 08 - 0530 731 18 30

Adres: Menderes Mahallesi 35435 Sokak, Sakine Hatun Apartmanı No:26 K:1, Mezitli, Mersin.

Lütfen asla unutmayın, her zaman KMK çerçevesinde usulüne uygun tutulan defterler mutlu yaşamın teminatıdır. Binanızın gayrimenkul değerini hızla korumak ve karar defterinin iptal edilmesi risklerinden kurtulmak için bizi bugün arayın.